MAZLUM DOĞAN KİMDİR?

Standart Mazlum Doğan kimdir ?

mazlum doğan
Dogumyeri: Dersim - Mazgirt
Özellikleri:

Doğurdu Karakoçan
inleyen bir ana dan
İnanmam hiç bir zaman
Ölmedi Mazlum Doğan

Biyografisi

PKK Merkez Komite üyelerinden Mazlum Doğan 1958 yılında Dersimin Mazgirt ilçesinde doğdu. Öğrenim gördüğü Hacetepe Üniversitesi Tarih Bölümünde okurken okulunu yarıda bırakarak 1976 yılında devrimci mücadeleye atıldı. PKKnin 1978 yılında yaptığı kuruluş kongresinde Merkez Komite üyeliğine seçildi. Faaliyeti sırasında Viranşehirde gözaltına alındı. İşkencelerden başı dik çıkan Mazlum Doğan Diyarbakır Hapishanesine konuldu. Mazlum Doğan, 1982nin 21 Mart Newroz gecesi bedenini ateşe vererek ölümsüzleşti.

21 Mart'ta Mazlum Doğan yoldaşın karanlığa karşı üç kibrit çöpü yakarak gerçekleştirdiği eylem, aydınlığı ve Zerdüşt geleneğini özgürlükçü ve demokratik tarzda birey ve insan olma yolunda yükseltmesinin sembolü olarak algılanabilir. Dörtler, Mazlumların mirasını devam ettirerek karanlığa karşı aydınlığın meşalesini yaktılar. Aydınlık, demokratik, laik, kültürel farklılıklara dayanan bir cumhuriyetin yaratılması ve insanca yaşamanın sağlanması için büyük bir ateş yaktılar.

Bu ateşle Türk ve Kürt halklarına aydınlanma mesajı verdiler. Gerilla mücadelesinde şehit düşen yüzlerce yoldaşımız da aydınlanma mesajını alarak ulusal dirilişe katılan, bu uğurda şehadete ulaşan, yani bu mesajı onurla yükselten yoldaşlarımızdır. Hem Başkan Apo'nun hem de Ulusal diriliş mücadelesine katılarak şehit düşen arkadaşlarımızın çabalarıyla, onların gençlikleri, coşkuları ve büyük katkılarıyla bu sürece gelindi.

Bu devrimcilerin hemen hemen hepsinin ömrünün yirmi beşlerinde, yani gençlik baharında iken gösterdikleri bu büyük cesaret eylemlilikleri Türkiye'deki oligarşik sistemin aşılarak Türklerle Kürtlerin birliği temelinde demokratik bir sistemin yaratılma mücadelesine, temel hak ve özgürlüklerin Türkiye ve Kürdistan'da serbestçe ifade edilmesi mücadelesine hizmet etmiş, öte yandan egemen ve statükocu sistemin sarsılmasında büyük rol oynamıştır. Mayıs ayının gençlik tarihinde de böyle büyük bir anlamı olduğunu önemle vurgulamalıyız. Adını andığımız veya anamadığımız bütün arkadaşlar gençlik çağlarında böyle bir mücadeleye atıldılar.

Hiç kimsenin tartışmadığı konuları tartışmak istediler ve buna cesaret ettiler. Sadece konuşmayla da yetinmediler, uygulamaya geçirme cesaretini göstererek pratik adımlar attılar
__________________
Bir çocuğumuz olursa
Adı DENIZ olmalı,
İster kız ister erkek
Farketmez hiç biri
Fakat bakışları farketmeli
Güneş gibi olmalı
Aydınlatmalı her tarafı
Her bir yandan bir bir

HİVDA isimli Üye şimdilik offline konumundadır  Alıntı ile Cevapla
 


Milatlar, tarih başlangıcını ifade eder. Her milat halkların, insanlığın bir doğuşu, bir var oluşu gibi yaşamın toprağına kök salar. Çoğu ise kahramanların, büyük önderlerin yaşamlarını ortaya koyarak, çarmıhlardan, idam sehpalarından ve yangınlardan geçerek yarattığı değerler üzerine gelişir. Ve bu tarihi başlangıçlar insanlığın ortak değerleri gibi aynı iklimi bütün yüreklerde yaşatırlar.


Newroz da Ortadoğu halklarının tarihinde bir milat başlangıcıdır. Med topluluklarının köleci Asur'a karşı büyük kurtuluş hareketinin zafer günüdür. Asur köleci imparatorluğuna karşı Med toplulukları öncülüğünde başlayan ve bölgesel bir nitelik kazanan kurtuluş hareketidir. Ama Ortadoğu öyle fırtınalara, öyle egemen güçlerin gazaplarına uğradı ki, yeniden bir tarih başlangıcı şafak gibi doğuşu bekliyordu gün batımında…


İşte Mazlum 21 Mart 1982’de bu miladı üç kibrit çöpüyle yaktığı özgürlük ateşinde müjdelemişti. Kimdi bu yiğit halk kahramanı? Nasıl olurdu da yüreğini bu kadar büyütebilmişti? Tarihin gerçek kahramanlarını yazmak belki de en zor iş olsa gerek. Gerçek olana dair söylenmesi gereken bütün sözler hak etmeyenlere sarf edilmiş ve bu yüzden gerçek kahramanları anlatmaya yalnızca yürekler kalmıştır.


1955 yılında Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde doğan Mazlum Doğan’ın onurlu bir halk uğruna adadığı yaşamı bir halkın acılarının, uğradığı zulmün ve bir de dirilişinin tarihi oluyor.


Balıkesir’de Yüksek Öğretmenlik okulunu bitirdikten sonra 1974 yılında Ankara Hacettepe Üniversitesi Ekonomi bölümüne yazılmıştı. Özgürlük ve bağımsızlık bilincinin gelişmeye başladığı bir dönemde okul çevresi ile yaptığı tartışmalar ve diyaloglarla Kürt özgürlük hareketinin kuruluşunda yer alan diğer arkadaşlarla tanışmıştı. Şahin Dönmez’le aynı sınıfta okuyan Mazlum Doğan yıllar sonra PKK ana davasından tutuklanarak Diyarbakır zindanına konulduktan sonra bir kez daha onunla karşılaşır. Ancak bu karşılaşma biraz daha farklı bir şekilde gelişir. Zira her birinin ayrı bir kampı temsil ettiği bir karşılaşma oluyor.

Çünkü Mazlum Doğan 1979 yılında Urfa’nın çıkışında bir arabada yakalanarak Amed zindanına götürüldükten sora, bir yıla kadar yani Şahin Dönmez yakalanıp Amed zindanına getirilene kadar kimliğini açıklamıyor. Onunla zindanda yatan yoldaşlarının bazıları tarafından tanınmadığı için adı Ali abi olarak bilinir. Şahin Dönmez tutuklanarak Amed zindanına getirildikten sonra düşmana; “işte bu PKK’nin en önde gelen kadrolarından Mazlum Doğan denilendir.” diyerek Mazlum yoldaşın gerçek kimliğini açıklar.


Bu yiğit halk kahramanını kendi sözlerinden anlatmak belki de en sade ve en gerçekçi olanı olacaktır.


Özgürlük mücadelesiyle ilk tanışmasını 18.6.1981 tarihinde mahkemeye siyasi savunma yaparken anlatan Mazlum Doğan yoldaş şöyle anlatıyor;


“1974-75 senesinde ben üniversite sınavında Hacettepe'yi tutturmuştum puan olarak. Hacettepe'ye kaydımı yaptırdım. Daha Önce de ben sol eğilimliydim, çeşitli sol yayınlar, gazeteler, dergiler, kitaplara kadar okuyordum. Marksizm’e, Leninizm’e sempati duyuyordum. Yüksekokula geldikten sonra o sıralar başlangıçta ADYÖD vardı. Bir iki defa ADYÖD'e, bir iki sefer DGB'ye ve TSİP'e gittim; ama orada pek fazla kişiyle tanışmadım, tanımıyordum. Daha sonra ADYÖD kapatıldı. Bu arada Hacettepe Derneği v.b derneklere gidip gelmeye başladım. Buralarda devlet konusunda, demokrasi konusunda, faşizm konusunda, parti örgütlenmesi konusunda, mücadele konusunda çeşitli kişilerle konuşur, tartışırdım.


"TKİP davasında işçi köylü sorunu" diye broşürler falan vardı. Başkalarını milli mesele hakkında fikirleri olmamakla, ulusların kaderini tayin konusunda bilgi sahibi olmamakla suçluyorlardı. Ben onu okudum. Ben ne kadar kitap, ne kadar dergi, gazete falan çıkıyorsa hepsini alıp okumak istiyordum. Bir kısmını okuyabildim, bir kısmını okuyamadım. Bu ayrı bir sorun; ama hepsini sıralıyordum… Kendi araştırma, incelemelerimde.

Zaten kendim Türkiye'nin başka illerinde okumuştum. Daha önce Eskişehir'de, Balıkesir'de falan okumuştum. Ben devrimci sempatizan olduğum sıralar, devlet konusunda, demokrasi konusunda bulduğum her türlü kitabı milli mesele konusu dahil okuyordum. Marksizm’inLeninizm’in bütün temel konularla ilgili görüşlerini kavramaya çalışıyordum. Ben milli mesele konusunda kitap araştırmaya, bulduklarımı okumaya başladım. O dönemlerde henüz "Ulusların Kaderini Tayin Hakkı" Lenin'indir bu eser, Stalin’in, Marks'ın milli mesele vs. gibi eserleri piyasaya çıkmamıştı. Başkalarından araştırdık, aradık, taradık. Bulamadım ben pek, fakat diğer çeşitli siyasi grupların veya dergilerin, çevrelerin bu konudaki görüşlerini de öğrenmeye çalıştım. Bulduğum kitapları okumaya çalıştım. 1976 yılına doğru artık milli mesele hakkında ben de birkaç kitap okumuş, bazı şeyler biliyordum: ama elbette daha sonraki kadar gelişmiş, net, kesin görüşlerim henüz yoktu…
__________________
Bir çocuğumuz olursa
Adı DENIZ olmalı,
İster kız ister erkek
Farketmez hiç biri
Fakat bakışları farketmeli
Güneş gibi olmalı
Aydınlatmalı her tarafı
Her bir yandan bir bir

Alıntı ile Cevapla
  )
Standart

Hewal Mazlum Doğan"Ölümsüzler" başlığında, bu yazıyı ordaki Mazlum Doğan başlığının altına koyarsan daha anlamlı olur .Teşekkürler.
__________________
Mende sığar iki cihân, men bu cihâna sığmazam
Cevher-i lâmekân menem, kevn ü mekâna sığmazam

Cân ile hem cehân menem, dehr ile hem zemân menem
Gör bu latifeyi ki men, dehr ü zemane sığmazam


En'el - Hak
 

Yorum Yaz